Warada  2. yılını doldururken saptadığı amaçlarına kısmen de olsa ulaşıyor, az sayıdaki konserleriyle sesini halka duyuran topluluk, ilk yılın repertuarına ilişkin hazırladığı bir CD ve kitap ile gelecek kuşaklara birlikte şarkı söyleyebilme olanağı sağlıyor,  kitapta şarkıların notaları, orijinal sözleri ve Türkçe anlamları var.

Amatör bir topluluk olan Warada sanat ve kültür adına daha profesyonel adımlar atmak yeni ve doğru şeyler söylemek, düzgün işler yapmak için çırpınıyor.  Özellikle günümüzdeki kültürel kirliliğin, sosyal yozlaşmanın bilincinde olan topluluk, gençlerin zamanlarını güzel şeylerle geçirmeleri için bir yol açmaya çalışıyor. Başlangıçta şarkı söylemekte zorlanan gençlerin şimdi şarkıları paylaşamadıklarını görmekten mutluluk duyuyor.  İnanıyoruz ki gelecekte Adige Abhaz halk şarkıları da tıpkı halk dansları gibi büyük çoğunlukların ilgiyle ve sevgiyle uğraşacağı bir hobi olacak.

Yine inanıyoruz ki, bu çalışmalar sadece bir hobi olarak kalmayacak. Yukarıda belirttiğimiz gibi en eski uygarlıklarla olan ilişkileri nedeniyle bu kültürler akademik çalışmalara ve diğer sanat dallarına da ışık tutacaktır. 

Adige ve Abhaz müziği daha 1600’lü yılların başında Avrupalı araştırmacı ve müzisyenlerin dikkatini çekmiş, daha o dönemde 1500’ün üzerinde şarkı notaya alınmıştır. 19. yy’ın başlarında ise Adige ve Abhaz müziklerinden esinlenen senfonik eserler yazılmıştır. Bu eserleri yazanların başında Çaykovskiy bulunmaktadır. Henüz Türkiye’de Adige ve Abhaz müziği konusunda kulaktan dolma bilgilerin dışında akademik bir eser ve çalışma yoktur. Gençlerin müzikte kaliteyi yakalamak, senfonik müziklerin keyfini çıkarmak için çok sesli ve çok enstrumanlı müziğe alışmaları, akademik çalışmaları gerekir.

Bu anlamda koromuz Türkiye’deki amatör korolar içerisinde en orijinal olanlardan birisidir. Hem çok sesli, hem çok enstrümanlı, hem de geniş kapsamlı bir repertuarı olan Warada bu konuda gelecekten çok umutlu. Warada  çok sesli müziği önemsiyor, uzmanların da altını çizdiği gibi çok sesli müzik demokrasidir diyor.

Warada’nın amacı, sağlam bir temel atmaktır. Günümüz gençlerine bırakacağımız notalar ve şarkı sözlerinin işe yaraması için, mutlaka onlara müzik eğitimi vermeli, notalardan yararlanmayı öğretmeliyiz. Özellikle mahalli enstrümanların gençler tarafından kullanılır hale gelmesini sağlamalıyız. Bir mızıka, bir düğünü baştan sona keyifle geçirtecek bir enstrümandır. Akordeon yoksa dans ta yoktur, bunlar unutulmamalıdır. 

Ancak bir piyano’nun sesi, bir arpın tınısı, insan sesine en yakın olan keman ve diğer enstrümanların tadı inkar edilemez. Warada enstrüman ve dil zenginliğinden yana. Şarkılarımız arasında Adigece, Abhazca, Türkçe ve İngilizce şarkılar var. Bu şarkıların hepsi bizi anlatıyor.

Bakın, ufacık bir tahta parçası  “peçiç” dediğimiz ritim aleti, ilk çağlardan bu yana kullanılan bir enstrüman. İlk çağlarda insanlar  tanrıya dua ederken elleriyle alkış tutuyorlarmış. Türkçe’deki “alkış” sözü  “dua etmek”, “kargış” ise “ beddua etmek” demektir. İnsanlar bu gün de dua etmek için ellerini havaya açmıyor  mu?  İlk çağlarda ellerini havaya açıp seslerini duyuramayınca; anlaşılan tahtadan daha çok ses çıkaran bir alet yapmışlar. Eski Hitit’de, Mısır’da ve Yunan’da örneklerini gördüğümüz “peçiç” bile müzik tarihi için başlı başına bir inceleme konusudur.
Eski insanlar hiçbir şeyi rasgele yapmadılar. Her şey bir duygu, bir düşünce, bir inançtan doğdu. Düşünmeden iş yapmak günümüz insanına özgü, buna duygusuzluk ve inançsızlık da eklenince halkın benimsemediği şarkılar ortaya çıkıyor. Böyle şarkılar baş ağrıtıyor, oysa eski şarkılar hastayı tedavi ediyordu.

Warada’nın amacı; insanımızı müzikle keyiflendirmenin yanı sıra, biraz da düşündürmektir. Bunu başaracağımıza inanıyoruz.

 Mahinur Tuna,2007